Çocuklarda El Ayak Ağız Hastalığı
Çocuğunuzun ateşi çıktıktan birkaç gün sonra ağzında yaralar, ellerinde ve ayaklarında kırmızı noktalar veya küçük su kabarcıkları oluştuysa akla gelebilecek hastalıklardan biri el ayak ağız hastalığıdır.
El ayak ağız hastalığı özellikle bebeklerde ve 5 yaşından küçük çocuklarda sık görülen, oldukça bulaşıcı bir viral enfeksiyondur. Daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde de görülebilir.
Çoğu çocukta hastalık hafif seyreder ve yaklaşık 7-10 gün içinde kendiliğinden iyileşir.
Ancak özellikle küçük çocuklarda ağız içerisindeki ağrılı yaralar sıvı alımını azaltabileceğinden susuzluk gelişmemesine dikkat edilmelidir.
El Ayak Ağız Hastalığı Nedir?
El ayak ağız hastalığı, enterovirüsler olarak adlandırılan bir virüs grubunun neden olduğu enfeksiyon hastalığıdır.
Hastalığın sık görülen etkenleri arasında;
- Coxsackievirus A16
- Coxsackievirus A6
- Enterovirus A71 (EV-A71)
yer alır.
Hastalığın adında “el, ayak ve ağız” geçse de döküntüler her zaman yalnızca bu üç bölgeyle sınırlı kalmaz.
Bazı çocuklarda bacaklarda, kollarda, kalçada, gövdede veya yüz çevresinde de döküntüler görülebilir.
El Ayak Ağız Hastalığı Nasıl Başlar?
Hastalık genellikle;
- Ateş
- Boğaz ağrısı
- İştahsızlık
- Halsizlik
- Huzursuzluk
gibi genel enfeksiyon belirtileriyle başlayabilir.
Ardından ağız içinde ağrılı yaralar ve ciltte karakteristik döküntüler ortaya çıkabilir.
Her çocukta hastalığın seyri aynı değildir.
Bazı çocuklarda ağız yaraları daha belirginken bazı çocuklarda el ve ayak döküntüleri ön planda olabilir.
El Ayak Ağız Hastalığı Belirtileri Nelerdir?
En sık görülen belirtiler;
- Ateş
- Boğaz ağrısı
- İştahsızlık
- Ağız içinde ağrılı yaralar
- Dil ve ağız mukozasında küçük kabarcık veya ülserler
- Avuç içlerinde döküntü
- Ayak tabanlarında döküntü
- Kalça, kol veya bacaklarda döküntü
şeklindedir.
Ciltteki döküntüler düz veya hafif kabarık kırmızı lekeler şeklinde başlayabilir ve bazı çocuklarda içi sıvı dolu küçük kabarcıklara dönüşebilir.
Döküntü Sadece El ve Ayakta mı Olur?
Hayır.
Klasik el ayak ağız hastalığında avuç içleri ve ayak tabanları karakteristik bölgeler olsa da hastalık her zaman bu şekilde seyretmez.
Özellikle son yıllarda daha fazla tanımlanan Coxsackievirus A6 enfeksiyonlarında döküntüler kollar, bacaklar, yüz ve gövde gibi daha geniş bölgelere yayılabilir.
Bazı çocuklarda döküntüler klasik görünümden farklı olabilir.
Bu nedenle yalnızca döküntünün bulunduğu bölgeye bakılarak tanı koymak doğru değildir.
El Ayak Ağız Hastalığı Nasıl Bulaşır?
Hastalık insandan insana kolaylıkla bulaşabilir.
Virüs;
- Burun ve boğaz salgılarında
- Tükürükte
- Dışkıda
- Ciltte oluşan kabarcıkların içerisindeki sıvıda
bulunabilir.
Bulaşma özellikle yakın temasla gerçekleşir.
Öksürme ve hapşırma sırasında oluşan solunum damlacıkları, ortak kullanılan bardak ve çatal gibi eşyalar, oyuncaklar ve kirlenmiş yüzeyler de bulaşmada rol oynayabilir.
Özellikle bez değiştirme veya tuvalet sonrası el hijyenine dikkat edilmesi önemlidir.
El Ayak Ağız Hastalığı Ne Kadar Bulaşıcıdır?
Hastalık özellikle belirtilerin başladığı ilk günlerde ve ilk hafta içerisinde oldukça bulaşıcıdır.
Ancak virüs belirtiler tamamen geçtikten sonra da özellikle dışkıyla bir süre atılmaya devam edebilir.
Bu nedenle yalnızca döküntüler kaybolduğu anda bulaştırıcılığın tamamen sona erdiğini düşünmek doğru değildir.
El hijyenine hastalık sonrasında da özen gösterilmelidir.
El Ayak Ağız Hastalığı Kuluçka Süresi Ne Kadardır?
Virüsle karşılaşmanın ardından belirtiler genellikle birkaç gün içerisinde ortaya çıkar.
Çocuk bu dönemde henüz belirgin şikâyetleri başlamadan virüsle temas etmiş olabilir.
Bu nedenle özellikle kreş ve anaokulu gibi çocukların yakın temas ettiği ortamlarda hastalık hızla yayılabilir.
Ağızdaki Yaralar Neden Önemlidir?
El ayak ağız hastalığında ailelerin en çok dikkat etmesi gereken konulardan biri çocuğun yeterli sıvı alıp alamadığıdır.
Ağız ve boğazdaki yaralar oldukça ağrılı olabilir.
Özellikle küçük çocuklar;
- Su içmek istemeyebilir
- Beslenmeyi reddedebilir
- Yutkunurken ağlayabilir
Salya akıtabilir.
Bu durumda hastalığın en sık karşılaşılan komplikasyonlarından biri olan dehidratasyon, yani sıvı kaybı gelişebilir.
Çocuğun idrar miktarının azalması, ağzının kuruması, gözyaşının azalması veya belirgin halsizlik sıvı kaybı açısından uyarıcı olabilir.
El Ayak Ağız Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?
El ayak ağız hastalığı viral bir enfeksiyondur.
Hastaların büyük çoğunluğunda hastalığı ortadan kaldırmaya yönelik özel bir antiviral tedavi gerekmez.
Tedavinin temel amacı;
- Ateşi kontrol etmek
- Ağrıyı azaltmak
- Ağız yaralarının oluşturduğu rahatsızlığı hafifletmek
- Çocuğun yeterli sıvı almasını sağlamak
olmalıdır.
Ateş ve ağrı için çocuğun yaşı ve kilosuna uygun ilaçlar hekim önerisiyle kullanılabilir.
Çocuklarda aspirin kullanılmamalıdır.
El Ayak Ağız Hastalığında Antibiyotik Kullanılır mı?
Hayır.
El ayak ağız hastalığının nedeni virüslerdir ve antibiyotikler virüslere karşı etkili değildir.
Başka bir bakteriyel enfeksiyon saptanmadığı sürece antibiyotik kullanılması hastalığın daha hızlı iyileşmesini sağlamaz.
Çocuğum Ne Yemeli?
Ağız yaraları nedeniyle sıcak, baharatlı, tuzlu veya asitli yiyecekler çocuğun ağrısını artırabilir.
Çocuğun tolere edebildiği;
- Serin sıvılar
- Su
- Yoğurt
- Yumuşak kıvamlı yiyecekler
tercih edilebilir.
Buradaki temel hedef çocuğun belirli bir yiyeceği yemesinden çok yeterli sıvı alabilmesidir.
El Ayak Ağız Hastalığında Döküntülere Ne Yapılmalı?
Döküntülerin büyük bölümü özel bir işlem yapılmadan kendiliğinden iyileşir.
Kabarcıkların patlatılmaması ve bölgenin temiz tutulması gerekir.
İçi sıvı dolu kabarcıklarda virüs bulunabileceği için doğrudan temas sonrasında eller mutlaka yıkanmalıdır.
El Ayak Ağız Hastalığı Tehlikeli midir?
Çocukların büyük çoğunluğunda hastalık hafif seyreder ve kalıcı bir sorun bırakmadan iyileşir.
Ancak nadiren bazı enterovirüs türleri daha ciddi komplikasyonlarla ilişkili olabilir.
Özellikle EV-A71 enfeksiyonlarında çok nadir olarak;
- Viral menenjit
- Ensefalit
- Diğer nörolojik komplikasyonlar
bildirilmiştir.
Bu komplikasyonların hastalığın tipik seyri olmadığını vurgulamak gerekir.
Hastalıktan Sonra Tırnak Dökülür mü?
Bazı çocuklarda el ayak ağız hastalığından birkaç hafta sonra el veya ayak tırnaklarında çizgilenme, ayrılma veya geçici tırnak kaybı görülebilir.
Bu durum özellikle bazı Coxsackievirus A6 enfeksiyonlarından sonra bildirilmiştir.
Genellikle geçicidir ve tırnak yeniden uzar.
El Ayak Ağız Hastalığı Tekrar Olur mu?
Evet.
El ayak ağız hastalığına tek bir virüs neden olmadığı için çocuğun hastalığı daha önce geçirmiş olması tekrar geçirmeyeceği anlamına gelmez.
Çocuk farklı bir enterovirüs türüyle yeniden enfekte olabilir.
El Ayak Ağız Hastalığı ile Suçiçeği Karışır mı?
Karışabilir.
Özellikle yaygın ve atipik döküntülerin bulunduğu bazı olgularda el ayak ağız hastalığı;
- Suçiçeği
- Herpes enfeksiyonları
- Alerjik döküntüler
- Diğer viral döküntülü hastalıklar
ile karıştırılabilir.
Döküntünün yeri, görünümü, ağız yaralarının bulunup bulunmadığı ve çocuğun diğer belirtileri birlikte değerlendirilmelidir.
El Ayak Ağız Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?
Hastalığın tipik seyrettiği çocuklarda tanı çoğunlukla hastalık öyküsü ve muayene bulguları ile konur.
Her çocuğa kan testi, boğaz sürüntüsü veya PCR testi yapılması gerekmez.
Atipik, ağır veya ayırıcı tanının güç olduğu durumlarda hekim gerekli gördüğünde laboratuvar incelemelerinden yararlanabilir.
El Ayak Ağız Hastalığı Olan Çocuk Kreşe veya Okula Gidebilir mi?
Çocuğun tüm döküntülerinin tamamen kaybolmasını beklemek her durumda gerekli değildir.
Çocuk;
- Ateşsizse
- Genel durumu iyiyse
- Okul veya kreş aktivitelerine katılabilecek durumdaysa
- Ağız yaraları nedeniyle kontrol edilemeyen yoğun salya akışı yoksa
okula veya kreşe dönüş değerlendirilebilir.
Ancak salgın dönemlerinde kreş, okul veya yerel sağlık otoriteleri farklı uygulamalar belirleyebilir.
El Ayak Ağız Hastalığından Nasıl Korunulur?
Hastalığa neden olan virüslerin yayılmasını azaltmak için;
- Eller sabun ve suyla düzenli yıkanmalı
- Özellikle bez değiştirme ve tuvalet sonrası el temizliğine dikkat edilmeli
- Çocuğun bardak, çatal ve kaşık gibi kişisel eşyaları paylaşılmamalı
- Oyuncaklar ve sık dokunulan yüzeyler düzenli temizlenmeli
- Hasta kişilerle yakın temas azaltılmalı
Öpüşme ve aynı bardaktan içme gibi doğrudan temaslardan kaçınılmalıdır.
